AmberCrescendo
Kayıtlı Kullanıcı
Kedilerin su içme alışkanlıkları, çoğu kedi sahibinin göz ardı ettiği ama aslında hayati önem taşıyan bir konudur. Bir kedinin vücudunun yaklaşık yüzde 60-70’i sudan oluşur ve bu su dengesi bozulduğunda ortaya çıkan sorunlar, böbrek yetmezliğinden idrar yolu tıkanıklıklarına kadar ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Oysa bir kedinin günlük ne kadar su içmesi gerektiğini bilmek, onu bu tür hastalıklardan korumanın en basit ve en etkili yollarından biridir. Peki bu miktar nedir, nasıl hesaplanır ve kedinizi daha fazla su içmeye nasıl teşvik edebilirsiniz? İşte tüm detaylarıyla kedilerde su tüketimi rehberi.
Kediler, atalarından miras kalan bir özellik olarak susuzluğa karşı doğal bir dirence sahiptir. Çölde yaşayan Afrika yaban kedilerinden gelen evcil kediler, su ihtiyaçlarını avladıkları hayvanların kanı ve dokularından karşılayarak hayatta kalmaya alışmıştır. Bu nedenle günümüzdeki ev kedileri, kuru mamayla beslendiklerinde bile içgüdüsel olarak yeterli su içmeye yanaşmaz. Bu durum, yıllar içinde böbrek hastalıkları, diyabet, hipertiroidizm gibi kronik rahatsızlıkların kediler arasında yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Oysa doğru bilgi ve birkaç basit yöntemle bir kedinin su alımını sağlıklı bir seviyeye çıkarmak mümkündür. Sadece su miktarını bilmek yetmez; kedinizin ne zaman, hangi ortamda ve hangi yöntemle su içtiği de bu denklemin önemli bir parçasıdır.
Bu kavramı somut bir örnekle açıklayalım: 5 kilogramlık bir kedi, günde yaklaşık 300-350 ml su tüketmelidir. Eğer bu kedi günde 200 gram yaş mama yerse, mamadaki nemden yaklaşık 160 ml su almış olur. Geriye kalan 140-190 ml suyu kendi içmesi gerekir. Aynı kedi kuru mamayla besleniyorsa, 60 gram kuru mamanın içinde sadece 5-7 ml su bulunur. Bu durumda kalan 293-345 ml suyu içerek almak zorundadır. Gördüğünüz gibi kuru mamayla beslenen kedilerin su içme yükü çok daha fazladır ve bu, kedilerin doğal içgüdülerine aykırı olduğu için sıklıkla yetersiz su tüketimine yol açar.
usunda daha dikkatli olunmalıdır. Yaşlı kedilerde susama hissi de azalabileceğinden, su tüketimlerini düzenli olarak gözlemlemek ve gerektiğinde mamalarına su eklemek gibi yöntemlerle desteklemek gerekir.
Bir diğer kritik faktör ise beslenme türüdür. Kuru mama ağırlıklı beslenen kediler, doğal olarak daha fazla su içmek zorundadır. Ancak bu kedilerin çoğu, içgüdüsel olarak yeterince su içmez. Bunun tam tersi olarak, tamamen yaş mamayla beslenen bir kedi, ek su içmese bile ihtiyacını büyük ölçüde karşılayabilir. Yine de her durumda temiz ve taze suyun her zaman erişilebilir olması şarttır. Ayrıca hava sıcaklığı, egzersiz seviyesi ve kedinin genel sağlık durumu da su tüketimini etkiler. Örneğin, ishal veya kusma gibi durumlarda su kaybı artar ve kedinin daha fazla sıvı alması gerekir. Aynı şekilde, böbrek hastalığı veya diyabet gibi kronik rahatsızlıkları olan kedilerde su tüketimi normalin üzerine çıkabilir; bu durumda veteriner hekim kontrolü şarttır.
Deri elastikiyeti testi de pratik bir yöntemdir. Kedinizin omuzları arasındaki deriyi hafifçe çekip bırakın; deri hemen eski haline dönüyorsa her şey yolunda demektir. Ancak deri yavaşça yerine oturuyorsa veya çadır gibi kalkık kalıyorsa, vücut susuz kalmış olabilir. Ayrıca ağız ve diş etlerinin yapışkan veya kuru olması, gözlerin çukur görünmesi, halsizlik ve iştahsızlık da ilerlemiş susuzluğun belirtileridir. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir veteriner hekime başvurmak gerekir çünkü şiddetli dehidrasyon böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilir.
Su kaplarının malzemesi de önemlidir. Plastik kaplar, zamanla çizilir ve bu çiziklerde bakteri üreyerek suyun tadını bozar. Ayrıca bazı kediler plastik kokusuna karşı hassastır. Seramik, cam veya paslanmaz çelik kaplar daha hijyeniktir ve suyun tadını korur. Kapların günde en az bir kez sıcak su ve sabunla yıkanması, her gün taze su konulması gerekir. Suyun sıcaklığı da fark yaratır; oda sıcaklığındaki su, soğuk sudan daha çok tercih edilir. Kış aylarında suyun çok soğuk olmamasına özen gösterilmelidir.
Mama kabı ile su kabının birbirine yakın olmaması da dikkat edilmesi gereken bir detaydır. Kediler doğada avlarının yakınında su içmezler, çünkü su kaynaklarının av hayvanları tarafından kirletilme riski vardır. Bu içgüdüyle, mama kabının hemen yanındaki su kabını görmezden gelebilirler. Su kabını mamadan en az birkaç metre uzağa, hatta farklı bir odaya koymayı deneyin. Ayrıca evin farklı noktalarına birden fazla su kabı yerleştirmek, kedinizin gezerken su içme fırsatını artırır.
Yaş mama ise yüksek nem içeriği sayesinde kedinizin su ihtiyacının büyük bir kısmını karşılar. Eğer kedinizi tamamen yaş mamayla besliyorsanız, ek su içmese bile genellikle yeterli sıvıyı alır. Ancak yaş mamanın dezavantajı, diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkisidir; kuru mama diş yüzeyini temizlemeye yardımcı olur, yaş mama ise dişlerde daha hızlı plak birikmesine neden olabilir. Bu nedenle dengeli bir yaklaşım en iyisidir: Günlük beslenmenin bir kısmını yaş mamayla, bir kısmını kuru mamayla yapmak hem sıvı alımını artırır hem de diş sağlığını korur. Kuru mama veriyorsanız, mamaya bir miktar su veya kemik suyu ekleyerek nem oranını yükseltebilirsiniz.
Suya birkaç damla ton balığı suyu veya tavuk suyu (tuzsuz ve baharatsız) eklemek de kedinizin suyu daha kolay içmesini sağlayabilir. Ancak bu yöntemi sürekli kullanmak yerine, kedinizin su içme alışkanlığı oturana kadar geçici bir çözüm olarak düşünmelisiniz. Ayrıca kedinizin mamalarını sulandırmak da etkili bir yöntemdir: Kuru mamaya az miktarda sıcak su ekleyip beklettiğinizde, mama yumuşar ve suyun tadını alır. Yaş mamaya da bir iki kaşık su ekleyerek kıvamını inceltebilirsiniz. Bunlar küçük gibi görünen ama kedinizin günlük sıvı alımını önemli ölçüde artıran hamlelerdir.
1. Su kabını her gün sıcak sabunlu suyla yıkayıp durulayın. Bulaşık makinesinde yıkamak da uygundur ancak kimyasal kalıntı kalmamasına özen gösterin. Temiz olmayan bir kaptaki su, kedinizin içmesini engelleyebilir.
2. Kedinizin su kabını, evin sessiz ve sakin bir köşesine yerleştirin. Gürültülü alanlar, yoğun geçiş yolları veya çamaşır makinesi gibi ses çıkaran cihazların yakını kedileri rahatsız eder ve su içmekten kaçınmalarına neden olur.
3. Birden fazla kedi varsa her kedi için ayrı su kabı koyun. Kediler sosyal hiyerarşiye duyarlıdır ve baskın bir kedi, diğerlerinin suya yaklaşmasını engelleyebilir. En az kedi sayısı kadar su kabı bulundurmak idealdir.
4. Yaş mama tüketimini artırın. Haftada en az iki üç gün tamamen yaş mamayla beslemek, böbrek sağlığı için büyük fark yaratır. Mümkünse günlük beslenmenin yarısından fazlasını yaş mamadan oluşturun.
5. Kedinizin su içme alışkanlıklarını gözlemleyin. Eğer su kabına hiç yaklaşmıyorsa ama mutfak musluğundan su içiyorsa, bir kedi çeşmesi almayı düşünün. Çeşmeler, akan suyun cazibesini kullanarak tüketimi artırır.
6. Kuru mamayı bir kase su içinde bekletip yumuşattıktan sonra verin. Bu yöntem, özellikle diş problemi olan yaşlı kediler için de faydalıdır. Ancak bekletilen mamayı oda sıcaklığında 30 dakikadan fazla bırakmayın, bozulma riski vardır.
7. Kedinizin su tüketimini takip etmek için günlük olarak su kabına ne kadar koyduğunuzu ve ne kadar azaldığını not edin. Bu, olası bir sağlık sorununu erken fark etmenizi sağlar. Örneğin, normalden çok daha fazla su içiyorsa diyabet veya böbrek hastalığı belirtisi olabilir.
8. Seyahat ederken kedinizin yanında her zaman bir şişe su ve portatif bir kap bulundurun. Kediler alıştıkları suyun tadına duyarlıdır; farklı bir musluk suyu veya şişe suyu içmeyi reddedebilirler. Bu nedenle mümkünse evdeki suyu yanınızda götürün.
9. Kedinizin mamalarına probiyotik toz veya balık yağı gibi sıvı takviyeler eklemek, hem su alımını artırır hem de genel sağlığını destekler. Ancak her takviyede olduğu gibi, veteriner onayı almayı unutmayın.
10. Su kabının şekline ve derinliğine dikkat edin. Geniş ve sığ kaplar, kedilerin bıyıklarının kenarlara değmesini engellediği için daha çok tercih edilir. Dar ve derin kaplar bıyık temasına neden olur ve bu, bazı kediler için rahatsız edicidir.
70 mililitre su tüketmesi önerilir. Örneğin 4 kilogramlık bir kedi günde yaklaşık 200-280 ml su içmelidir. Ancak bu miktar, kedinizin kuru mama mı yoksa yaş mama mı yediğine bağlı olarak değişir; yaş mamayla beslenen kediler mamadaki nem sayesinde daha az içme suyuna ihtiyaç duyar.
Kediler, atalarından miras kalan bir özellik olarak susuzluğa karşı doğal bir dirence sahiptir. Çölde yaşayan Afrika yaban kedilerinden gelen evcil kediler, su ihtiyaçlarını avladıkları hayvanların kanı ve dokularından karşılayarak hayatta kalmaya alışmıştır. Bu nedenle günümüzdeki ev kedileri, kuru mamayla beslendiklerinde bile içgüdüsel olarak yeterli su içmeye yanaşmaz. Bu durum, yıllar içinde böbrek hastalıkları, diyabet, hipertiroidizm gibi kronik rahatsızlıkların kediler arasında yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Oysa doğru bilgi ve birkaç basit yöntemle bir kedinin su alımını sağlıklı bir seviyeye çıkarmak mümkündür. Sadece su miktarını bilmek yetmez; kedinizin ne zaman, hangi ortamda ve hangi yöntemle su içtiği de bu denklemin önemli bir parçasıdır.
Temel Kavramlar ve Tanım
Bir kedinin günlük su ihtiyacı, vücut ağırlığına ve tükettiği mamanın türüne göre değişir. Veteriner hekimlerin genel kabulüne göre, sağlıklı bir yetişkin kedinin kilogram başına yaklaşık 50-70 mililitre su tüketmesi gerekir. Yani 4 kilogramlık bir kedi, günde ortalama 200-280 ml su içmelidir. Ancak bu miktar, kedinizin kuru mama mı yoksa yaş mama mı yediğine bağlı olarak dramatik şekilde farklılaşır. Kuru mama yalnızca yüzde 8-12 oranında su içerirken, yaş mama yüzde 78-82’ye varan nem oranına sahiptir. Bu nedenle kuru mamayla beslenen bir kedi, su ihtiyacının neredeyse tamamını içme suyundan karşılamak zorundayken, yaş mamayla beslenen bir kedi önemli ölçüde daha az su içebilir ve yine de ihtiyacını karşılayabilir.Bu kavramı somut bir örnekle açıklayalım: 5 kilogramlık bir kedi, günde yaklaşık 300-350 ml su tüketmelidir. Eğer bu kedi günde 200 gram yaş mama yerse, mamadaki nemden yaklaşık 160 ml su almış olur. Geriye kalan 140-190 ml suyu kendi içmesi gerekir. Aynı kedi kuru mamayla besleniyorsa, 60 gram kuru mamanın içinde sadece 5-7 ml su bulunur. Bu durumda kalan 293-345 ml suyu içerek almak zorundadır. Gördüğünüz gibi kuru mamayla beslenen kedilerin su içme yükü çok daha fazladır ve bu, kedilerin doğal içgüdülerine aykırı olduğu için sıklıkla yetersiz su tüketimine yol açar.
Kedilerin Su İhtiyacını Belirleyen Faktörler
Bir kedinin ne kadar su içmesi gerektiğini etkileyen birçok faktör vardır ve bunların her biri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. İlk olarak yaş faktörü önemlidir: Yavru kediler yetişkinlere göre vücut ağırlıklarının kilogramı başına daha fazla suya ihtiyaç duyar, çünkü metabolizmaları hızlıdır ve büyüme sürecinde doku gelişimi için sürekli sıvıya ihtiyaç vardır. Yaşlı kediler ise böbrek fonksiyonlarındaki doğal gerileme nedeniyle su kaybına daha yatkındır ve bu nedenle su alımı konusunda daha dikkatli olunmalıdır. Yaşlı kedilerde susama hissi de azalabileceğinden, su tüketimlerini düzenli olarak gözlemlemek ve gerektiğinde mamalarına su eklemek gibi yöntemlerle desteklemek gerekir.
Bir diğer kritik faktör ise beslenme türüdür. Kuru mama ağırlıklı beslenen kediler, doğal olarak daha fazla su içmek zorundadır. Ancak bu kedilerin çoğu, içgüdüsel olarak yeterince su içmez. Bunun tam tersi olarak, tamamen yaş mamayla beslenen bir kedi, ek su içmese bile ihtiyacını büyük ölçüde karşılayabilir. Yine de her durumda temiz ve taze suyun her zaman erişilebilir olması şarttır. Ayrıca hava sıcaklığı, egzersiz seviyesi ve kedinin genel sağlık durumu da su tüketimini etkiler. Örneğin, ishal veya kusma gibi durumlarda su kaybı artar ve kedinin daha fazla sıvı alması gerekir. Aynı şekilde, böbrek hastalığı veya diyabet gibi kronik rahatsızlıkları olan kedilerde su tüketimi normalin üzerine çıkabilir; bu durumda veteriner hekim kontrolü şarttır.
Kedilerde Yetersiz Su Tüketiminin Belirtileri
Kedinizin yeterince su içmediğini anlamanın bazı fiziksel ve davranışsal işaretleri vardır. En belirgin belirtilerden biri, idrarın renginin koyulaşması ve miktarının azalmasıdır. Sağlıklı bir kedinin idrarı açık sarı renkte olur ve günde en az iki ila üç kez idrara çıkması beklenir. Eğer kediniz kum kabına gidiyor ama çok az miktarda idrar yapıyorsa veya idrarı koyu sarı, hatta kahverengiye yakın bir renkteyse, bu ciddi bir susuzluk işareti olabilir.Deri elastikiyeti testi de pratik bir yöntemdir. Kedinizin omuzları arasındaki deriyi hafifçe çekip bırakın; deri hemen eski haline dönüyorsa her şey yolunda demektir. Ancak deri yavaşça yerine oturuyorsa veya çadır gibi kalkık kalıyorsa, vücut susuz kalmış olabilir. Ayrıca ağız ve diş etlerinin yapışkan veya kuru olması, gözlerin çukur görünmesi, halsizlik ve iştahsızlık da ilerlemiş susuzluğun belirtileridir. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir veteriner hekime başvurmak gerekir çünkü şiddetli dehidrasyon böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilir.
Kedilerin Su İçme Alışkanlıklarını İyileştirme Yöntemleri
Kedilerin doğal olarak az su içmeye yatkın olduğunu biliyoruz, ancak onları daha fazla su içmeye teşvik etmek mümkündür. Bunun için en etkili yöntemlerden biri, su kaplarının konumunu ve türünü değiştirmektir. Kediler genellikle hareket eden suya daha fazla ilgi gösterir. Bu nedenle, bir kedi çeşmesi kullanmak, suyun sürekli akmasını sağlayarak kedinizin daha sık su içmesine yardımcı olabilir. Üstelik çeşmeler, suyu oksijenlendirir ve taze tutar, bu da kedilerin hassas burunları için daha cazip bir seçenektir.Su kaplarının malzemesi de önemlidir. Plastik kaplar, zamanla çizilir ve bu çiziklerde bakteri üreyerek suyun tadını bozar. Ayrıca bazı kediler plastik kokusuna karşı hassastır. Seramik, cam veya paslanmaz çelik kaplar daha hijyeniktir ve suyun tadını korur. Kapların günde en az bir kez sıcak su ve sabunla yıkanması, her gün taze su konulması gerekir. Suyun sıcaklığı da fark yaratır; oda sıcaklığındaki su, soğuk sudan daha çok tercih edilir. Kış aylarında suyun çok soğuk olmamasına özen gösterilmelidir.
Mama kabı ile su kabının birbirine yakın olmaması da dikkat edilmesi gereken bir detaydır. Kediler doğada avlarının yakınında su içmezler, çünkü su kaynaklarının av hayvanları tarafından kirletilme riski vardır. Bu içgüdüyle, mama kabının hemen yanındaki su kabını görmezden gelebilirler. Su kabını mamadan en az birkaç metre uzağa, hatta farklı bir odaya koymayı deneyin. Ayrıca evin farklı noktalarına birden fazla su kabı yerleştirmek, kedinizin gezerken su içme fırsatını artırır.
Kuru Mama ve Yaş Mama Karşılaştırması: Su Tüketimi Üzerindeki Etkisi
Beslenme şekli, kedinizin su dengesini doğrudan belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Kuru mama, düşük nem içeriği nedeniyle kedinizin böbreklerini ve idrar yollarını zorlayabilir. Uzun vadede kuru mamayla beslenen kedilerde kronik böbrek hastalığı, idrar yolu enfeksiyonları ve kristal oluşumu riski artar. Özellikle erkek kedilerde görülen idrar tıkanıklığı (üretral obstrüksiyon) hayati tehlike yaratabilir ve çoğunlukla yetersiz su tüketimiyle ilişkilidir.Yaş mama ise yüksek nem içeriği sayesinde kedinizin su ihtiyacının büyük bir kısmını karşılar. Eğer kedinizi tamamen yaş mamayla besliyorsanız, ek su içmese bile genellikle yeterli sıvıyı alır. Ancak yaş mamanın dezavantajı, diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkisidir; kuru mama diş yüzeyini temizlemeye yardımcı olur, yaş mama ise dişlerde daha hızlı plak birikmesine neden olabilir. Bu nedenle dengeli bir yaklaşım en iyisidir: Günlük beslenmenin bir kısmını yaş mamayla, bir kısmını kuru mamayla yapmak hem sıvı alımını artırır hem de diş sağlığını korur. Kuru mama veriyorsanız, mamaya bir miktar su veya kemik suyu ekleyerek nem oranını yükseltebilirsiniz.
Kedilerde Su Tüketimini Artıran Ek Öneriler
Klasik yöntemlerin yanı sıra, kedinizin su içmesini teşvik etmek için yaratıcı çözümler de deneyebilirsiniz. Örneğin, buz küpleri yaparken içine küçük bir parça ton balığı veya tavuk suyu koyarak aromalı buzlar hazırlayabilirsiniz. Bu buzları su kabına attığınızda, kediniz buzun erimesini izlerken suya ilgi duyacaktır. Ayrıca bazı kediler akan musluk suyunu içmeyi sever; bu alışkanlığı güvenli hale getirmek için mutfak musluğunu hafifçe açık bırakmak yerine kedi çeşmesi kullanmak daha hijyeniktir.Suya birkaç damla ton balığı suyu veya tavuk suyu (tuzsuz ve baharatsız) eklemek de kedinizin suyu daha kolay içmesini sağlayabilir. Ancak bu yöntemi sürekli kullanmak yerine, kedinizin su içme alışkanlığı oturana kadar geçici bir çözüm olarak düşünmelisiniz. Ayrıca kedinizin mamalarını sulandırmak da etkili bir yöntemdir: Kuru mamaya az miktarda sıcak su ekleyip beklettiğinizde, mama yumuşar ve suyun tadını alır. Yaş mamaya da bir iki kaşık su ekleyerek kıvamını inceltebilirsiniz. Bunlar küçük gibi görünen ama kedinizin günlük sıvı alımını önemli ölçüde artıran hamlelerdir.
Uzman Önerileri ve İpuçları
Veteriner hekimler ve kedi davranış uzmanları, kedilerde su tüketimini artırmak için şu noktalara dikkat çekiyor:1. Su kabını her gün sıcak sabunlu suyla yıkayıp durulayın. Bulaşık makinesinde yıkamak da uygundur ancak kimyasal kalıntı kalmamasına özen gösterin. Temiz olmayan bir kaptaki su, kedinizin içmesini engelleyebilir.
2. Kedinizin su kabını, evin sessiz ve sakin bir köşesine yerleştirin. Gürültülü alanlar, yoğun geçiş yolları veya çamaşır makinesi gibi ses çıkaran cihazların yakını kedileri rahatsız eder ve su içmekten kaçınmalarına neden olur.
3. Birden fazla kedi varsa her kedi için ayrı su kabı koyun. Kediler sosyal hiyerarşiye duyarlıdır ve baskın bir kedi, diğerlerinin suya yaklaşmasını engelleyebilir. En az kedi sayısı kadar su kabı bulundurmak idealdir.
4. Yaş mama tüketimini artırın. Haftada en az iki üç gün tamamen yaş mamayla beslemek, böbrek sağlığı için büyük fark yaratır. Mümkünse günlük beslenmenin yarısından fazlasını yaş mamadan oluşturun.
5. Kedinizin su içme alışkanlıklarını gözlemleyin. Eğer su kabına hiç yaklaşmıyorsa ama mutfak musluğundan su içiyorsa, bir kedi çeşmesi almayı düşünün. Çeşmeler, akan suyun cazibesini kullanarak tüketimi artırır.
6. Kuru mamayı bir kase su içinde bekletip yumuşattıktan sonra verin. Bu yöntem, özellikle diş problemi olan yaşlı kediler için de faydalıdır. Ancak bekletilen mamayı oda sıcaklığında 30 dakikadan fazla bırakmayın, bozulma riski vardır.
7. Kedinizin su tüketimini takip etmek için günlük olarak su kabına ne kadar koyduğunuzu ve ne kadar azaldığını not edin. Bu, olası bir sağlık sorununu erken fark etmenizi sağlar. Örneğin, normalden çok daha fazla su içiyorsa diyabet veya böbrek hastalığı belirtisi olabilir.
8. Seyahat ederken kedinizin yanında her zaman bir şişe su ve portatif bir kap bulundurun. Kediler alıştıkları suyun tadına duyarlıdır; farklı bir musluk suyu veya şişe suyu içmeyi reddedebilirler. Bu nedenle mümkünse evdeki suyu yanınızda götürün.
9. Kedinizin mamalarına probiyotik toz veya balık yağı gibi sıvı takviyeler eklemek, hem su alımını artırır hem de genel sağlığını destekler. Ancak her takviyede olduğu gibi, veteriner onayı almayı unutmayın.
10. Su kabının şekline ve derinliğine dikkat edin. Geniş ve sığ kaplar, kedilerin bıyıklarının kenarlara değmesini engellediği için daha çok tercih edilir. Dar ve derin kaplar bıyık temasına neden olur ve bu, bazı kediler için rahatsız edicidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kedim günde kaç ml su içmeli?
Sağlıklı bir yetişkin kedi için kilogram başına 50-70 mililitre su tüketmesi önerilir. Örneğin 4 kilogramlık bir kedi günde yaklaşık 200-280 ml su içmelidir. Ancak bu miktar, kedinizin kuru mama mı yoksa yaş mama mı yediğine bağlı olarak değişir; yaş mamayla beslenen kediler mamadaki nem sayesinde daha az içme suyuna ihtiyaç duyar.