Tavşanlarda Göz Enfeksiyonu

Tavşanlarda Göz Enfeksiyonu

CoralTempo

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 16
Çözümler 0
Katılım
27 Tem 2026
Mesajlar
280
Tepkime puanı
0
CoralTempo
Tavşanınızın gözünün sürekli sulandığını, kızardığını ya da etrafının kabuk bağladığını fark ettiğinizde bu yalnızca basit bir "göz nezlesi" olmayabilir. Sevimli dostlarımızın gözleri, vücutlarının en hassas ve en çok sinyal veren bölgelerinden biridir. Çoğu tavşan sahibi bu belirtileri gördüğünde panikler ya da tam tersine "kendiliğinden geçer" diyerek bekler. Oysa tavşanlarda göz enfeksiyonu, ihmal edildiğinde körlüğe kadar gidebilen ciddi bir veteriner hekimlik konusudur. Bu makalede, konunun anatomik temellerinden tedavi yöntemlerine, evde bakımdan korunma stratejilerine kadar her şeyi derinlemesine inceleyeceğiz.

Unutulmaması gereken ilk şey, tavşanların av konumunda olan canlılar olduğudur. Bu yüzden hastalık belirtilerini gizleme konusunda adeta birer ustadırlar. Göz enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar, tavşan sahibi tarafından fark edildiğinde çoğu zaman hastalık zaten ilerlemiş demektir. Örneğin, diş kökü apsesi kaynaklı bir göz yaşarması, dışarıdan bakıldığında sadece "ıslak yanak" gibi görünebilir. Ancak bu durum, tavşanın göz küresinin arkasında büyüyen bir kitlenin habercisi olabilir. Erken teşhis, hem tedavinin başarısını artırır hem de hayvanın acısını azaltır.

Bu kapsamlı rehberde, tavşanlarda göz enfeksiyonlarının türlerini, altında yatan nedenleri, doğru teşhis yöntemlerini ve etkili tedavi protokollerini ele alacağız. Ayrıca uzman veterinerlerin önerileriyle, evde yapılan hatalı uygulamalardan nasıl kaçınmanız gerektiğini öğreneceksiniz. Tavşanınızın sağlıklı ve parlak gözlerle yaşaması için bilmeniz gereken her şey burada.

Temel Kavramlar ve Tanım​

Tavşanlarda göz enfeksiyonu, gözün çeşitli bölgelerinin (konjonktiva, kornea, göz kapağı veya gözyaşı kanalları) bakteriyel, viral veya fungal mikroorganizmalar tarafından istila edilmesi sonucu ortaya çıkan inflamatuar bir durumdur. Ancak bu tanım, buzdağının sadece görünen kısmıdır. Tavşanlarda göz enfeksiyonlarının yaklaşık %70'i, doğrudan bir mikroptan ziyade altta yatan başka bir sağlık sorununun (diş hastalıkları, travma, tıkanmış gözyaşı kanalı, solunum yolu enfeksiyonu) ikincil bir sonucu olarak gelişir. Bu ayrım, tedavi stratejisini tamamen değiştirir.

Konuyu daha iyi kavrayabilmek için tavşan gözünün anatomisine kısaca değinmek gerekir. Tavşanların gözleri, kafalarının iki yanında konumlanmıştır ve neredeyse 360 derecelik bir görüş alanı sağlar. Bu geniş görüş alanı, doğadaki hayatta kalma avantajlarıdır ancak gözlerinin dışa doğru çıkık olması, onları travmalara ve enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir. Ayrıca tavşanların gözyaşı sıvısı, diğer memelilere göre daha yoğun ve lipid açısından zengindir. Bu durum, gözyaşı kanallarının tıkanma ihtimalini artıran önemli bir faktördür. Gözyaşı kanalı tıkanıklığı, enfeksiyonların en sık karşılaşılan predispozan nedenlerinden biridir.

Bu hastalığın önemi, yalnızca görsel bir kusur veya rahatsızlıktan ibaret olmamasıdır. Tedavi edilmeyen göz enfeksiyonları, kornea ülserlerine, göz içi basınç artışına (glokom) ve hatta sistemik enfeksiyonlara yol açabilir. Tavşanlar stres altındayken bağışıklık sistemleri zayıflar ve bu durum, gözdeki basit bir tahrişin hızla ciddi bir enfeksiyona dönüşmesine zemin hazırlar. Bu yüzden "sadece göz sulanması" olarak görmezden gelinen belirtiler, aslında vücudun genel sağlık durumu hakkında önemli ipuçları verir.

Tavşanlarda Göz Enfeksiyonunun Nedenleri​

Tavşanlarda göz enfeksiyonunun tek bir nedeni yoktur; aksine birçok farklı faktörün bir araya gelmesiyle oluşan multifaktöriyel bir hastalıktır
tır ve bu faktörlerin doğru tespit edilmesi, başarılı bir tedavi sürecinin ilk adımıdır. En sık karşılaşılan nedenlerin başında diş hastalıkları gelir. Tavşanların dişleri sürekli uzar ve yanlış aşındırma sonucu oluşan diş kökü apseleri, gözyaşı kanalına baskı yaparak gözün sürekli sulanmasına yol açar. Özellikle uzun dişli ırklarda bu durum o kadar yaygındır ki, bir göz enfeksiyonu vakasında veteriner hekimlerin ilk baktığı yer ağız boşluğudur.

Bakteriyel enfeksiyonlar da ikinci büyük nedendir. Tavşanların solunum yollarında yaygın olarak bulunan Pasteurella multocida bakterisi, bağışıklık sistemi zayıfladığında göz çevresine yerleşerek konjonktivit ve apse oluşumuna neden olabilir. Bunun dışında Staphylococcus aureus ve Pseudomonas türleri de özellikle yaralanma sonrası gözde ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Kafes zemini hijyenik olmayan tavşanlarda ise idrar ve dışkı kaynaklı bakterilerin göze sıçramasıyla oluşan enfeksiyonlar sık görülür.

Çevresel faktörler de göz ardı edilmemelidir. Tozlu saman, talaş veya kimyasal temizlik maddeleri gözü tahriş ederek enfeksiyona zemin hazırlar. Ayrıca travma, yani kafese sıkışan göz veya kavga sırasında oluşan çizikler, korneada mikro yırtıklar oluşturur ve bu yırtıklar bakteriler için kolay bir giriş kapısı haline gelir. Tüm bu nedenler göz önüne alındığında, enfeksiyonun kaynağını bulmadan sadece göz damlası kullanmak, çoğu zaman hastalığı tamamen çözmez. Sorunu kökünden çözmek için nedensel faktörün ortadan kaldırılması şarttır.

Belirtiler ve Erken Teşhis​

Tavşanlarda göz enfeksiyonunun belirtileri, enfeksiyonun şiddetine ve nedenine göre değişiklik gösterir. En yaygın ve gözle görülür belirti, göz çevresindeki tüylerin sürekli ıslak kalmasıdır. Ancak bu ıslaklık kuruduğunda, ciltte tahriş ve kabuklanma meydana gelir. Tavşanınızın gözünün altında sürekli nemli bir iz fark ediyorsanız, bu durum gözyaşı kanalının tıkandığının ya da gözün aşırı gözyaşı ürettiğinin kesin bir işaretidir. Zamanla ıslak bölgedeki tüyler dökülür ve cilt kızarıp iltihaplanabilir.

Göz kapağı şişliği ve kızarıklık, enfeksiyonun ilerlediğini gösteren ikinci önemli bulgudur. Tavşanınızın gözlerini kısarak baktığını, ışıktan rahatsız olduğunu ya da gözü sürekli kapalı tuttuğunu gözlemleyebilirsiniz. Bu durum, gözde ağrı olduğunun en net sinyalidir. Ayrıca göz akıntısının rengi ve kıvamı da teşhis için değerlidir. Berrak ve sulu bir akıntı genellikle alerji veya tıkanıklığı işaret ederken, sarı-yeşil renkli ve yoğun kıvamlı akıntı bakteriyel bir enfeksiyonun habercisidir.

Bununla birlikte, diş kaynaklı sorunlarda tavşan iştahsızlık, ağız kokusu ve çiğneme güçlüğü gibi belirtiler de gösterir. Gözdeki beyaz tabakanın (kornea) bulanıklaşması veya üzerinde beyaz-gri bir leke görülmesi, kornea ülserinin en kritik belirtisidir. Kornea ülseri acil müdahale gerektiren bir durumdur çünkü göz küresinin delinmesine ve kalıcı körlüğe yol açabilir. Tavşan sahiplerinin bu belirtileri fark ettiği anda 24-48 saat içinde veteriner hekime başvurması, görme kaybını önlemede kritik önem taşır. Erken teşhis konulduğunda çoğu enfeksiyon basit bir antibiyotik tedavisiyle çözülürken, geç kalındığında cerrahi müdahale gerekebilir.

Veteriner Hekimde Tanı Süreci​

Veteriner hekim, tavşanınızın gözündeki sorunu teşhis etmek için önce kapsamlı bir fiziksel muayene yapar. Bu muayenede gözün dış yapısı, göz kapağı hareketleri, gözyaşı üretimi ve korneanın bütünlüğü değerlendirilir. Floresein boya testi, tanıda en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Bu testte göze damlatılan yeşilimsi bir boya, korneadaki çizik veya ülserleri mavi ışık altında belirgin şekilde ortaya çıkarır. Boyanın gözyaşı kanalından buruna akıp akmadığı da gözlemlenerek kanal tıkanıklığı hakkında bilgi sahibi olunur.

Görüntüleme yöntemleri, özellikle diş kaynaklı sorunların tespitinde hayati önem taşır. Diş kökü apseleri ve göz arkası kitleler, röntgen veya bilgisayarlı tomografi ile net şekilde görüntülenebilir. Özellikle bilgisayarlı tomografi, küçük tavşanlarda bile diş köklerinin göz çevresiyle olan ilişkisini üç boyutlu olarak ortaya koyar. Bazı durumlarda, göz akıntısından steril bir sürüntü alınarak mikrobiyolojik kültür testi yapılır. Bu test, hangi bakterinin enfeksiyona neden olduğunu ve hangi antibiyotiğe duyarlı olduğunu belirleyerek tedavinin hedefe yönelik yapılmasını sağlar.

Tanı sürecinde veterinerin tavşanınızın genel sağlık durumunu da değerlendirmesi gerekir. Kan testleri, vücuttaki iltihaplanma düzeyini ve böbrek-karaciğer fonksiyonlarını kontrol etmek için yapılabilir. Ayrıca tavşanın beslenme düzeni, yaşam alanı ve aşı geçmişi hakkında detaylı bilgi alınır. Çünkü göz enfeksiyonu, çoğu zaman başka bir sistemik hastalığın (örneğin solunum yolu enfeksiyonu) dışavurumudur. Doğru bir teşhis, gereksiz ilaç kullanımının önüne geçer ve tavşanınızın gereksiz yere antibiyotik direnci geliştirmesini engeller.

Tedavi Yöntemleri ve İlaç Kullanımı​

Tavşanlarda göz enfeksiyonunun tedavisi, altta yatan nedene göre şekillenir. En yaygın tedavi yöntemi, topikal antibiyotikli göz damlaları veya merhemleridir. Bu ilaçlar genellikle günde 2-4 kez uygulanır ve doğrudan enfeksiyon bölgesine etki eder. Ancak tavşanlara göz damlası uygulamak, deneyimsiz sahipler için zorlayıcı olabilir. Tavşanınızı kucağınıza alıp gözünü açık tutmaya çalışmak yerine, onu yüksek bir zemine koyup sakinleşmesini beklemek daha etkilidir. Damlayı gözün iç köşesine değil, dış köşesine yakın bir noktaya damlatmak ve sonrasında göz kapağını hafifçe kapatıp masaj yapmak ilacın yayılmasını kolaylaştırır.

Bakteriyel enfeksiyonlarda sistemik antibiyotik tedavisi de gerekebilir. Özellikle Pasteurella kaynaklı enfeksiyonlarda enrofloksasin, trimetoprim-sülfametoksazol gibi oral antibiyotikler 2-4 haftalık kürler halinde kullanılır. Önemli olan, veterinerinizin önerdiği süre boyunca ilacı eksiksiz vermenizdir. Belirtiler kayboldu diye tedaviyi yarıda kesmek, bakterilerin direnç kazanmasına ve enfeksiyonun daha şiddetli geri dönmesine neden olur. Ayrıca göz yüzeyini temizlemek için veteriner hekiminizin önereceği steril serum fizyolojik solüsyonu ile göz çevresindeki kabukların yumuşatılıp temizlenmesi, ilaçların etkisini artırır.

Kronik ve cerrahi gerektiren vakalarda ise durum daha karmaşıktır. Tıkanmış gözyaşı kanalı, veteriner tarafından özel bir kateterle yıkanarak açılabilir. Diş kökü apsesi tespit edilen tavşanlarda ise diş çekimi veya apse drenajı gerekebilir. Göz kapağı anormallikleri (entropion gibi içe dönük kirpikler) cerrahi olarak düzeltilir. İleri derecede hasar görmüş ve görme yetisini tamamen kaybetmiş bir gözde ise göz küresinin alınması (enükleasyon) en doğru karar olabilir. Bu durum kulağa korkutucu gelse de, tavşanlar tek gözle son derece rahat yaşayabilir ve kronik ağrıdan kurtulmuş olur.

Evde Bakım ve Doğru Uygulamalar​

Evde bakım, veteriner tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır ve enfeksiyonun iyileşme sürecini doğrudan etkiler. Göz çevresinin temiz ve kuru tutulması, iyileşmenin en temel kuralıdır. Islak kalan tüyler, bakteri üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Bu nedenle günde en az iki kez, yumuşak ve nemli bir pamuk veya gazlı bezle göz altındaki akıntıyı nazikçe temizlemelisiniz. Dikkat edilmesi gereken nokta, her göz için ayrı bir pamuk kullanmaktır; aksi halde enfekte gözdeki bakteriler sağlam göze bulaşabilir. Temizlik işlemi sırasında asla sert bir bez veya ıslak mendil kullanmayın, çünkü bu ürünlerdeki kimyasallar tavşanınızın hassas göz derisini tahriş edebilir.

Beslenme düzeni, iyileşme sürecinde göz ardı edilmemesi gere
ken önemli bir faktördür. Tavşanınızın beslenmesinde taze kuru otun (timothy, yulaf otu, çayır otu) her zaman ön planda olması, dişlerin doğal aşınmasını sağlar ve diş kökü apselerine bağlı göz problemlerinin önlenmesine yardımcı olur. Bunun yanında bağışıklık sistemini desteklemek için günlük beslenmeye küçük porsiyonlar halinde C vitamini açısından zengin sebzeler (maydanoz, roka, yeşil biber, brokoli yaprağı) ekleyebilirsiniz. Özellikle yaşlı ve stres altındaki tavşanlarda ek vitamin desteği, iyileşme hızını belirgin şekilde artırabilir.

Tavşanınızın yaşam alanı da iyileşme sürecinde gözden geçirilmelidir. Kafes tabanında tozlu talaş yerine tozsuz kedi kumu veya gazete kağıdı kullanmak, göz tahrişini azaltır. Samanlığın göz hizasından yüksekte değil de kafesin alt kısmına konulması, tavşanın samanın tozuna maruz kalmasını engeller. Ayrıca tedavi süresince tavşanınızın bulunduğu ortamda küf, nem ve ani sıcaklık değişimlerinden kaçınmak, ikincil enfeksiyon riskini düşürür. Stres, iyileşmeyi yavaşlatan en önemli psikolojik faktörlerden biri olduğu için, tavşanınızın sessiz ve güvenli bir köşede dinlenmesine izin verin.

İlaç uygulama sonrası tavşanınızın gözünü kaşımasını ya da sürtmesini engellemek de evde bakımın önemli bir parçasıdır. Veterinerinizin önerisiyle boyunluk (Elizabeth tasması) kullanabilir veya iyileşme süresince tavşanınızı ekstra ilgiyle sakinleştirebilirsiniz. Unutmayın ki göz enfeksiyonları, doğru tedavi ve özverili ev bakımı ile tamamen iyileşebilir; ancak bu süreç sabır ve tutarlılık gerektirir. Veterinerinizin önerdiği kontrolleri aksatmadan yapmalı ve iyileşme belirtilerini her gün gözlemlemelisiniz.

Uzman Önerileri ve İpuçları​

1. Gözün altındaki ıslaklığı hafife almayın: Tavşanlarda göz altı sürekli ıslak ise bunu "normal göz yaşarması" olarak yorumlamayın. Bu durum, gözyaşı kanalı tıkanıklığının ve çoğu zaman diş problemiyle birlikte görülen bir enfeksiyonun en erken habercisidir. Veteriner kontrolü ihmal edilmemelidir.

2. Asla insan göz damlası kullanmayın: İnsanlar için üretilen çoğu göz damlası, koruyucu madde içerir ve tavşan gözünde toksik etki yaratabilir. Yalnızca veteriner hekiminizin reçete ettiği, tavşanlar için güvenli olan ilaçları kullanın. İnternetten duyduğunuz mucizevi kürlerden uzak durun.

3. Göz temizliğinde her göz için ayrı pamuk kullanın: Bir gözdeki enfeksiyon, sağlam göze kolayca bulaşabilir. Temizlik sırasında tek kullanımlık steril gazlı bez veya pamuğu bir kez kullandıktan sonra atın ve diğer göz için yeni bir parça alın. Temizlik öncesi ellerinizi yıkamayı da unutmayın.

4. Kullandığınız samanın tozsuz olduğundan emin olun: Tozlu ve küflü saman, gözleri sürekli tahriş eder ve enfeksiyonun tekrarlamasına neden olur. Samanı kafese koymadan önce dışarıda silkeleyin ve mümkünse "tozsuz" olarak etiketlenmiş kaliteli saman tercih edin.

5. Diş kontrolünü rutin hale getirin: Göz problemlerinin arkasındaki en büyük gizli neden diş apseleridir. Tavşanınızın dişlerini her ay düzenli olarak kontrol ettirin ve beslenmesinde sürekli çiğneme gerektiren kaba yem bulundurun. Bu, hem diş aşınmasını sağlar hem de göz saçaklarını korur.

6. İlacı aynı saatlerde ve tam dozda verin: Antibiyotik veya göz damlası tedavisinde doz atlamak, dirençli bakteri üremesine yol açar. İlacı her gün aynı saatlerde, veterinerinizin belirttiği süre boyunca kullanın. Tedaviyi belirtiler kaybolduğu gün bırakmayın.

7. Göz çevresindeki kılları düzenli olarak kesin: Özellikle uzun tüylü tavşan ırklarında göz çevresindeki tüyler göze sürtünerek tahrişe neden olabilir. Yuvarlak uçlu ince makasla göz çevresindeki fazla kılları kısaltın; ancak bu işlemi yaparken göze çok yaklaşmamaya özen gösterin.

8. Kornea ülseri şüphesinde gözü ovuşturmayın: Gözde ani bulanıklık ve şiddetli kısma fark ederseniz, asla gözü ovuşturmayın veya damla damlatmaya çalışmayın. Bu durum acil veteriner müdahalesi gerektirir; göze uygulanan yanlış baskı, ülserin perforasyonuna neden olabilir.

9. Steril serum fizyolojik her zaman evinizde bulunsun: Acil durumlar için eczaneden temin edebileceğiniz steril serum fizyolojik, göz yüzeyindeki yabancı maddeleri temizlemek için ideal ve güvenli bir solüsyondur. Yalnızca göz çevresini temizlemek için kullanın; uzun süreli kullanım için veterinerinize danışın.

10. Stres yönetimini unutmayın: Tavşanlar strese girdiğinde bağışıklık sistemi çöker ve enfeksiyonlar hızla yayılır. Tedavi süresince tavşanınızın rutinini bozacak değişiklikler yapmayın, yüksek sesten ve yabancı hayvan temasından uzak tutun. Sakinleştirici müzik veya tanıdık bir örtü, stresi azaltmada etkili olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular​

Tavşanımın gözü sulanıyor ama başka belirti yok, yine de veterinere götürmeli miyim?​

Evet, mutlaka götürmelisiniz. Tavşanlarda göz sulanması, çoğu zaman tek başına başlayan ve sonradan kötüleşen bir semptomdur. Altta yatan sebep basit bir toz tahrişi olabileceği gibi, diş kökü apsesi, gözyaşı kanalı tıkanıklığı veya erken dönem bir enfeksiyon da olabilir. Erken teşhis, tedaviyi hem daha kolay hem de daha ekonomik hale getirir; beklemenin hiçbir faydası yoktur.

Tavşanların göz enfeksiyonu insanlara bulaşır mı?​

Genel olarak tavşanlardan insanlara bulaşan göz enfeksiyonları çok nadirdir. Ancak bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler (yaşlılar, çocuklar, hamileler) Pasteurella türü bakterilere karşı dikkatli olmalıdır. Tavşanınıza bakım yaparken el hijyenine özen göstermek, hem sizi hem de tavşanınızı korur. Zoonotik risk, tavşanın genel sağlık durumu ve bakım koşullarına bağlı olarak değişir.

Göz enfeksiyonu geçiren tavşanın kör olma riski var mı?​

Eğer tedavi edilmezse veya geç kalınırsa risk oldukça yüksektir. Kornea ülserlerinin ilerlemesi, göz içi basıncının kontrolsüz artması ve şiddetli iltihaplar, görme kaybına yol açabilir. Ancak erken dönemde doğru teşhis ve tedavi uygulandığında tavşanların çoğu görme yetisini tamamen korur. Tavşanınızın bir gözünü kaybetse bile diğer gözüyle çok rahat yaşayabileceğini bilmek, sahiplere moral vermelidir.

Evde doğal yöntemlerle göz enfeksiyonunu tedavi edebilir miyim?​

Hayır, evde uygulanan bitkisel çaylar, zeytinyağı veya tuzlu su gibi yöntemler tavşan gözünü ciddi şekilde tahriş edebilir ve enfeksiyonu maskelediği için tedaviyi geciktirebilir. Göz enfeksiyonu, veteriner reçetesi gerektiren tıbbi bir durumdur. Yalnızca temizlik için steril serum fizyolojik kullanabilirsiniz; ancak bu bile tek başına bir tedavi yöntemi değildir ve mutlaka veteriner kontrolü ile birlikte yürütülmelidir.

Göz damlasını uygulamakta çok zorlanıyorum, başka bir yolu var mı?​

Göz damlası yerine veterinerinizden göz merhemi (pomad) isteyebilirsiniz. Merhemler, damlalara göre göze daha iyi yapışır ve daha az sıklıkla uygulanabilir. Uygulama sırasında tavşanı bir havluya sararak sabitlemek, yanlışlıkla göze zarar verme riskini azaltır. Ayrıca damlayı gözün hemen üstündeki beyaz kısma değil, göz kapağının alt köşesine akıtmaya çalışmak başarı şansını artırır.

Sonuç​

Tavşanlarda göz enfeksiyonu, basit bir başlangıç belirtisiyle kendini gösterse bile son derece karmaşık ve ciddi bir veteriner hekimlik konusudur. Bu yazıda ele aldığımız gibi, enfeksiyonun arkasında yatan asıl neden çoğu zaman gözün kendisi değil; diş apseleri, tıkanmış gözyaşı kanalları, çevresel tahriş ediciler veya solunum yolu hastalıklarıdır. Bu yüzden belirtileri görmezden gelmek veya sadece semptomatik tedavi uygulamak, hastalığın ilerlemesine davetiye çıkarır.

Taşı topu atılmış her göz enfeksiyonu vakasından ders alınmalıdır. Tavşanınızın sağlığını korumak için düzenli veteriner kontrollerini aksatmamak, diş sağlığına özen göstermek, hijyenik bir yaşam alanı sunmak ve göz çevresindeki tüyleri temiz tutmak, atmanız gereken en temel adımlardır. Evde uygulanan hatalı müdahalelerin tedaviyi geciktirdiğini ve bazen kalıcı hasara neden olduğunu unutmayın.

Unutmayın ki tavşanınızın gözleri, onun dünyaya açılan penceresidir. Bu pencerenin parlak ve sağlıklı kalabilmesi sizin gözlem kabiliyetinize ve bakım özeninize bağlıdır. Erken teşhis, doğru bir veteriner iş birliği ve sabırlı bir ev bakımı ile göz enfeksiyonları büyük ölçüde önlenebilir ve tedavi edilebilir. Sevimli dostunuzun sağlıklı bakışları arkasında, sizin bilinçli yaklaşımınız ve ona duyduğunuz sevgi yatıyor.
 
Geri